Gönderen: SeSar | Kasım 12, 2009

S.. Postalarını Atmayın Mendebur Mallar (SPAM Mail)

Her seferinde ben erteledikçe başka bir yerden zırt diye bir forward spam mail daha geliyor, ben gene niyet, kısmet derken kalıyordu konu. Bu konu hakkında uzun zamandır yazmayı istiyordum. Bugün sizi spam gerçeği ile yüzleştirmeye çalışacağım. Ama baştan uyarayım daha önce yazdıklarımdan ziyade ciddi olacağım. Diğer bir uyarı da aşağıda yazanlardan gocunabilir, huylanabilir, rahatsız olabilirsiniz. Söylemedi demeyin de…

Dındındındın…

Bakın sayın okuyucu, şimdiye kadar en az bir tane, ki burada iyimserlik ediyorum bir yerde bu rakam ile, duygularınızın da tesiri altında kalıp, yada kötü şans beni bulmasın niyetiyle mail forward ettiğinizi biliyoruz. Bizbizeyiz, sorun değil, itiraf edin ve kurtulun…

Öncelikle bilmediğinizi varsayarak size kısaca spam’in n’olduğunu açıklamama izin verin. Şöyle ki hiç alakanız olmadığı halde size abuk sabuk bir yerden mail geliyor mu? Gelmemesi çok zor bir durum zira. Bunun nedeni işte spam’dir yani zincir posta.

Spam nedir, nasıl gelir, amaç nedir?

Kısaca şöyle açıklayayım; spam internetin çok ak ve pak olduğunu sanan zavallı balıkları yakalamakta kullanılan bir nevi oltadır. Sizin şanslı 50.000’ci olduğunuzu söyleyebilir, sağlıkla ilgili bir konuda ilginizi çekebilir ve belki de hiç ilginizi çekmeyecek bin türlü şeyin e-mail adresinize gelmesini sağlar. Sonucunda bastığınız link ile sadece belli bir ürünün reklamını yapabildiği gibi phishing yani şifre, hesap hırsızlığı da yapabilir.

Ne ve amacını az çok açıkladık sanırım. Nasıl gelir kısmı en mühim yanıdır. İki şekilde olur. Biri alfanumerik şekilde rastgele adres deneme yanılma yoluyla, burada siz dönüş yaparsanız adresinizin stabil olduğu saptanır ve kaydedilir. Diğeri ise, daha sonra da örneklerle de değineceğimiz üzere sizin dangalakça etrafa forward mail göndermeniz, tabii bu esnada göndericileri BCC yapmamanız ve eski gönderilicilerin adreslerini silmemeniz neticesinde, toplu şekilde adreslerin spam şirketlerine ulaşması  vasıtasıyla adresinizin saklanması yolu ile… Sonrasında spam toplayan bu şirketler, adreslerinizi spam yayan diğer şirketlere toplu halde satarlar. nihayetinde de siz hiç abonesi olmadığınız, hatta bayan olduğunuz halde “enlarge your penis” sloganlı adresleri birbirlerinden farklı 324893 tane mail alırsınız.

Spam’den korunmak için lazım olan tek şey ise güzel kafamızın saksı olmadığını hatırlamak olacaktır. Aşağıda birebir dangalakça yaydığınız iki örneği ve akabinde benzerlerini kısaca değinerek gene sizlerle paylaşarak bunu yapacağım…

SeSar production ifrazat ederek kusar, pardon sunar: Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Ekim 15, 2009

Ig-Nobel Ateşi

İster istemez BirSoruSor’un açılması ile burayı boşladım gibi algılanabilir. Ama farkındalık sahibi cağnım insancılın, orasını da yeterince takip edemediğimi ve sonucunda “iş güç sahibi bea adamcağız, yoğundur yassıhh” betimlemeli bir kestirme cümle ile beni savunacağını da biliyorum.

Ben de bu yazmamayı rutine bağlamamak üzere ve bir alışkanlık, senelik sürdürülebilir yazı dizimiz ig-nobelları araya sıkıştırayım dedim.

Her zamanki gibi yazımızın ilk kısmında etek sürüyerek bir giriş yapma zorunluğu yakalasam da konuya olanca hızıyla da girebildiğimi unutmayın yoldaşlarım. Öhö!

Ig-Nobel ödülleri dağıtıldı. Her zamanki gibi internet haberciliği bu konuda yayın yaptı. Ama öncelikli olarak kendi magazin haberini yapma çabası içindeki görsel basın Ayşe Ninenin bulaşık makinesini çalıştıracak suyun kesik olmasına daha fazla önem verdiğinden tek bir cümle kurma gereği duymadı. Serzeniş mi? Çoğu zaman dalga geçsek de bilim yapmaya uğraşan insanların komik araştırmaları olması neticesinde saygı duyduğum gerçeği değişmiyor bu ödüllere. Ne de olsa ig-nobel sloganı: önce gül sonra düşün değil mi? Neyse fazla dramatikleşmeden ödüllere dönelim. Fırk…

Kamu Sağlığı Ödülü: Yazılı basında da en çok bu haberi görebilmiş olmanıza şaşmamalı. Eleştirdiğimiz basınımızın, iç çamaşır görünce ister istemez dikkatini çekmiş sanırım mevzu. Elena Bodnar, Raphael Lee ve Sandra Marijan’ın geliştirdiği sutyen ikiye ayrılabiliyor ve akabinde iki adet gaz maskesine dönüşüyor. Ödül töreninde gösterdiği pembe ve siyah dantel süslü sutyen hakikaten de sinir gazı atılmasını arzu edeceğiniz şekilde tasarlanmış. Pardon bir an kendimi basın mensubu sandım burada.

Parkta sutyen kokladığından şüphe ettiğiniz bir güruh gördüğünüzde, aklı başında iseniz zaten yaklaşmazsınız da, oradan topuk yapmak en bilinçli olanı sayın okur. Ig-Nobel 2010’u okumak açısından en azından.

(Ayrıca Elena Bodnar, sutyeni Orhan Pamuk’a da denetmiş tören sırasında) Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Ekim 5, 2009

BirSoruSor Yayında

5 Ekim 2009 tarihi ile birlikte, pazartesi sendromuna da inat yeni sitemiz soru ve sorunlarınızı yanıtlama çabası ile hizmete girdi. Hepimize bu yeni soluk hayırlı olsun derim:

BirSoruSor<?>

Gönderen: SeSar | Eylül 30, 2009

Bir Soru Sor

Uzun zamandır aklımda olan yeni bir fikir ve site ile 5 Ekim Pazartesi geliyorum…

Aklınıza yatan yahut dimdik duran, kimseye soramadığınız veya cevabına emin olmadağınız, arayıp da bulamadığınız, aramadan üşendiğiniz, cevaplar var ama benim aradıklarım tam da bunlar değil, dediğiniz her türlü sorunuz için:

birsorusor@gmail.com

adresine e-posta atarsanız,

yada sorunuzu buraya sorarsanız:

birsorusor.wordpress.com/sorunu-buraya-sor/

aynı özende bir cevap verme gayreti içinde bulunacağız.

Kısaca çook yakında hizmetinizde:

birsorusor.wordpress.com

P.S.: Altına attığınız imzanızda yazan şekilde isminiz ve yazınız yayınlanacaktır, baştan belirtelim.

P.S.2: BirSoruSor ekibi genişleyecektir.

P.S.3: Bu bir advertorial mıdır? bilemedim gerçi…

P.S.4: Notlar yazıdan uzun olur mu? An itibariyle bunu denemekteyim mirim.

“İnternet başında geçirilen sürelerin giderek artması, bu davranışı kontrolde zorlanma, internet başında iken daha mutlu hissetme, başka bir işle meşgulken interneti özleme, aileyi veya arkadaşları dikkate almama, internet kullanımına ilişkin olarak başkalarına yalan söyleme, işte veya okulda, farklı amaçlı internet kullanımı, davranışlara ilişkin suçluluk veya utanç duyma, uyku zamanlarını değiştirme, kilo değişimi, sırt ağrısı, baş ağrısı, bilek ağrısı ve diğer faaliyetlerden çekilmek.”

Bilgisayardan sonra en büyük icat: Laptop

Bunlar da ne mi? İşte bu saydıklarım, bizzat Hilarie Cash’in ağzından çıkan, “internet bağımlılığı”nı tasvir eden ve tedavi edebilecekleri kişilerin tanımı oluyor. Tedavi diyorum, çünkü ABD’de ”İnternet bağımlılığını tedavi” amacıyla kurulan ReSTART adli bir merkez açıldı. İsmi kadar kendisi de ironik bir şekilde Microsoft’un genel merkezinin hemen yakınında, Redmond, Washington’da açılmış.

Genel olarak nasıl tedavi edeceklerini bilemiyorum ama 45 günlük tedavi programlarında, sms bağımlılığını, bilgisayar oyunları veya anlık yazışma programları başında veya ”Facebook, eBay, Twitter” gibi sitelerde zaman geçirenleri, 14bin $ (14.000 USD) karşılığında uslandırdıkları, normale döndürebildikleri bir tedavi uyguluyorlarmış. Bunun için 5 hafta boyunca ağaç evlerde, doğayla iç içe yaşatıp, diğer yaşayanlarla ortak aktivitelerle sosyal bir yaşama zorlanıyorlarmış. Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Eylül 2, 2009

Aslında Atalarımız…

Sona kalan dona kalır; bir strip poker kuralı

Görünen köy kılavuz istemez; yol, elektrik, su ister…

Altının kıymetini sarraf bilir; üstünü manava saydırabiliriz

Komşu komşunun külüne muhtaçtır; klu klux klan sloganı

Gülme komşuna, gelir başına; klu klux klan yan komşuya da gözdağı verir

Mal canın yongasıdır; mallık ise version 2.0

Meyve veren ağacı taşlarlar; meyva satan manavın taa .mına korlar (manavların üstüne mi geldik çok)

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar; sonra söndürür erken uyur Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Ağustos 31, 2009

Pazartesiee, çekil önümden!

Pazar günü gibi güzide bir günün ardından bombastik bir şekilde gelen güne sen ne hikmet pazartesi diyorsun abidinim?.. Aklı selim her insan evladı gibi güne özerk bir isim koyamadın mı? Nedir olayın 5 gün ismi oluştururken çok manidardın da 2 tanede tıkandın mı?

Salı                  : Tamam eyvallah. Salınmaktan geliyor gibi geliyor bana… Geliyoru, geliyoruuuu

kelebek

Çarşamba:        : Bu da güzide aferin, etimolojisini (hiç birinin) araştırmama rağmen çok da göze batmıyor bence.

Perşembe         : Bir uyak arayışı içine girmiş Fars şair silsilesi… Anlamı var mı bilmiyorum ama hadin buna da OK i verdik.

Cuma               : Arapça’dan gelmiş gayri. İtirazım yok, orijinal mi? Evet…

Hah şimdi geliyoruz hafiften asıl olaya… Tamamını Okuyun…

Eski Gönderiler »

Kategoriler